Image Image Image Image Image Image Image Image Image Image
Yukarı git

Yukarı

Yorum Yapın

USB Type-C ve USB 3.1 teknolojileri hakkında her şey

USB Type-C ve USB 3.1 teknolojileri hakkında her şey

USB Type-C ve USB 3.1 teknolojilerinin farklılıkları ve ortak noktaları nelerdir? Hep birlikte göz atalım

Teknoloji dünyası USB Type-C protokolüyle tanışalı 6 aydan uzun bir süre geçti. USB-IF yetkililerinin Las Vegas CES 2015 fuarındaki sunumları, tüketici elektroniği sektöründe görülen en kapsamlı bağlantı teknolojisine açıklık kazandırmıştı.

Cihazlar arasında güç, veri ve görüntü sinyali trafiğini üstlenen USB Type-C teknolojisi, 2015 MacBook Retina ve Google Chromebook Pixel (2015) isimli dizüstü bilgisayarlarda boy göstermişti. Şimdilerdeyse, Hewlett Packard, Dell, ASUS, Lenovo ve Acer gibi bilgisayar üreticilerinin ve birçok akıllı telefon markasının bu teknolojiye ayak uydurduklarını görüyoruz.

Nokia N1 Android tableti ve OnePlus 2 Android akıllı telefonu USB Type-C konnektörü taşıyan mobil cihazlara örnek gösterebiliriz.

USB-C ve USB 3.1 aynı şey değildir!

Teknoloji sektöründe yaşanan bu hızlı değişimin tüketiciler tarafından sindirilebildiğini söyleyemeyiz. Birçok kullanıcı, USB 3.1 ve USB Type-C kavramlarının aralarındaki farklardan haberdar görünmüyor. Bugün hazırladığımız dosyayla, bu teknolojilerin farklılıklarına ve ortak noktalarına kesinlik kazandıracağız.

USB 3.1, veri aktarım protokolüdür

Bir USB kablosunun veri taşıma hızı, hangi protokole göre üretildiğine bağlıdır. USB-IF kuruluşunun 2012 yılında duyurduğu USB 3.1 teknolojisi, günümüzde iki alt versiyona sahiptir. Bu iki standarda göre üretilen kablolar aşağıdaki hızlara ulaşabilir.

  • USB 3.1 Gen1: Bu sınıftaki kabloların maksimum aktarım hızları 5 Gbps ile sınırlıdır. Üzerinde “SuperSpeed” amblemi yer alan cihazlar, bu teknolojiyi içerir.
  • USB 3.1 Gen2: Maksimum veri iletim hızı 10 Gbps düzeyindedir. 2. nesil USB 3.1 aygıtların kutularında “SuperSpeed+” logosu bulunur.

Kabloların hız potansiyelini ölçülen hızlarla karıştırmayın. Ölçülen hızlar, USB arayüzüne bağlanan en yavaş elemanın kapasitesiyle sınırlı kalır. Bu durumu iki örnekle açıklığa kavuşturabiliriz.

  • 3 Gbps hızında veri yazabilen bir harici disk, 5 Gbps Gen1 ve 10 Gbps Gen2 kabloları arasında ayrım yapmaz. Kullanıcı, 3 Gbps aktarım oranıyla sınırlı kalır.
  • Öte yandan,16 Gbps hızında yazabilen diğer bir cihazı ele alalım. 10 Gbps hızındaki USB 3.1 Gen2 kablosu bile bu sistemin kapasitesine yetişemez. Dolayısıyla, elde edilen maksimum yazma hızı, 10 Gbps’de takılır kalır.

USB-C, bağlantı yuvası türüdür

USB-IF, şimdiye dek üç tür bağlantı yuvası geliştirmiştir. Bunları da, USB-A, USB-B ve C şeklinde sıralayabiliriz.

Bağlantı yuvasının türü, bir cihazın kabul edeceği aktarım türlerini yani “protokolleri” belirler. USB 3.1, bir bağlantı yuvası üzerindeki protokollerden yalnızca biridir. Örneğin, USB-A yuvaları veri aktarımını veya güç taşımayı aynı anda sağlayabilir. USB-B ise sadece veri iletiminde kullanılır. Örneğin, yazıcıları bilgisayarlara bağlayan USB yuvaları, USB-B tipinde seçilir.

Teknoloji tüketicisinin alıştığı USB-A ve USB-B girişleri, asimetrik yapıdadır. Bu hatalı tasarım, kullanıcının vakit kaybetmesine yol açar. Yazı-tura atarken bile yarı yarıya tahmin şansımız varken, USB aygıtları takarken her defasında yanılırız.

Simetrik tasarımdaki USB-C, kullanım kolaylığını beraberinde getiriyor. Fakat, bu teknolojinin artıları, başarılı ergonomiyle sınırlı kalmıyor. USB-C yuvasının içeriğinde, güç aktarım kanalı, USB 3.1 protokolü, USB 2.0 protokolü ve DisplayPort Alternatif Modu bir arada bulunuyor. Teknoloji dünyasının bu sistemi el üstünde tutması boşuna değil.

USB-C DisplayPort alternatif moduna kısa bir bakış

USB-C bağlantı yuvalarının içeriğinde, güç aktarım kanalı, USB 3.1 ve USB 2.0 protokolleri bir arada bulunuyor. Bu üstün yapı sayesinde enerji, veri ve DisplayPort görüntü sinyali trafiği aynı anda yönetilebiliyor.

DisplayPort Alternatif Modu olarak isimlendirilen bu özellik, USB 3.1 veri yoluyla aynı bant genişliğini paylaşıyor. Aynı anda hem görüntü hem de dosya aktarılabilse de, öncelik DisplayPort sinyallerine veriliyor. Dolayısıyla, yüksek çözünürlüklü görüntü transferinde USB 3.1 aktarım kapasitesinin tamamı Display Port tarafından işgal edilebiliyor. Bu gibi durumlarda, dosya trafiği 480 Mbps hızındaki USB 2.0 protokolüne yönlendiriliyor.

USB-C yuvalarıyla cihazlarımızı daha hızlı şarj edebilecek miyiz?

Bu sorunun cevabı hem evet, hem de hayır. Şarj kapasitesi, üreticilerin insafına bırakılan bir durum. USB-IF organizasyonunun belirlediği USB Power Delivery protokolü, üreticilere 5 farklı güç profili sunuyor. Bu profiller, 5 Volt 2 Amperden (10 Watt) başlayan ve 20 Volt 5 Amper’e (100 Watt) ulaşan güç kapasitesi basamaklarını içeriyor.

Üretim maliyetlerinin artmasından çekinmeyen markalar, 100 Watt’a kadar güç sağlayan USB-C yuvalarıyla hızlı şarj olanağı sunacaklardır. Fakat, USB-C teknolojili cihazların çoğunun bu denli yüksek güç sağlamaları mümkün görünmüyor.

Cihaz.TV‘yi Facebook, Twitter, Google+, YouTube ve Instagram‘da takip edin.

Yorum Gönder