Laptop Soğutma Dinamikleri: Alt Boşluk, Hava Akışı Ve Soğutucu Stantların Etkisi

burhankolsuz11bk

Kayıtlı Kullanıcı
Kayıtlı kullanıcı

1. Laptop Masa Yüzeyine Sıfır Konumdayken Yaşanan Problemler


Laptopların çoğunda giriş (intake) fanları alt yüzeyde bulunur. Kasa ile masa arasındaki mesafe sadece birkaç milimetre olduğunda, soğutma performansını baltalayan dört temel fiziksel problem ortaya çıkar:

Giriş Kaybı (Inlet Loss) ve Dar Kanal Akışı:
Alt kısımdaki dar boşluk, akışkanlar mekaniğinde dar kanal akışı (constricted flow) olarak adlandırılan yüksek dirençli bir bölge yaratır. Süreklilik denklemine göre, kesit alanı daraldığında aynı debiyi korumak için hava hızının artması gerekir:

Q = A * V

Ancak laptop içindeki kompakt fanların üretebildiği statik basınç oldukça sınırlıdır. Fan bu yüksek akış direncini yenemediği için çalışma eğrisi verimsiz bir bölgeye kayar ve içeri çekebildiği gerçek hava debisi (Q) ciddi oranda düşer.

Isıl Sınır Tabakanın (Thermal Boundary Layer) Kalınlaşması:
Çalışan bir laptop alt kapağını ısıtır, bu ısı dar boşluktaki havaya ve altındaki masa yüzeyine geçer. İki sıcak yüzey arasında sıkışan havada, ısıl sınır tabaka kalınlaşır. Bu bölgede havanın hızı düşüktür ve sıcaklığı yüksektir. Sonuç olarak fan, odayı dolduran serin ortam havası yerine, masa ile laptop arasında hapsolup önceden ısınmış bu durgun havayı içeri çeker.

Sıcak Hava Resirkülasyonu (Kısa Devre Hava Akışı):
Egzoz çıkışları genellikle kasanın yan veya arka tarafındadır. Dar boşluk, havanın düzgün bir şekilde uzaklaşmasını engelleyerek akış ayrılmasına (flow separation) ve türbülansa neden olur. Dışarı atılan sıcak havanın bir kısmı, girdaplar oluşturarak hemen alt kısımdaki giriş fanı tarafından tekrar emilir. Bu duruma sıcak hava resirkülasyonu denir ve soğutma verimini dramatik ölçüde düşürür.

Konvektif Isı Transfer Katsayısının Düşmesi:
Sistemin ısı atma kapasitesi Newton'un Soğuma Yasası ile ifade edilir:

q = h * As * (Ts - To)

Dar boşluk nedeniyle hava akışı zayıfladığında, konvektif ısı transfer katsayısı (h) azalır. Aynı zamanda, resirkülasyon ve sınır tabaka etkisi yüzünden fana giren havanın sıcaklığı (To) yükselir. Bu iki faktör birleştiğinde, yüzey ile hava arasındaki sıcaklık farkı daralır ve dışarı atılan toplam ısı (q) minimuma iner.


2. Laptop Yükseltildiğinde Meydana Gelen Aerodinamik İyileştirmeler​


Cihazın alt kısmında yeterli bir hava boşluğu (örneğin bir stant yardımıyla) oluşturulduğunda sistem rahatlar ve şu değişiklikler gözlemlenir:

Akış Direncinin Düşmesi:
Alt boşluk arttığında hidrolik çap (Dh) büyür ve akışın geçtiği etkin kesit genişler. Reynolds sayısı şu formülle hesaplanır:

Re = (p * V * Dh) / u

Reynolds sayısının artması, havanın momentum kazanmasını ve akışın daha kararlı hale gelmesini sağlar. Sistemdeki direnç düştüğü için fan, aynı güç tüketimiyle çok daha yüksek bir debi sağlar.

Temiz Hava Emişi ve Resirkülasyonun Kırılması:
Masa yüzeyinin yansıtıcı ısı etkisi ortadan kalkar ve sınır tabaka incelir. Fan, ısınmış havayı değil, doğrudan odadaki serin ortam havasını içine çekmeye başlar. Ayrıca egzoz çıkışı ile giriş delikleri arasındaki geometrik ayrışma netleştiği için, atılan sıcak hava tekrar içeri dönemez (resirkülasyon kırılır).

Isı Transferinin Artması:
Giriş sıcaklığı düşüp iç kısımdaki hava hızı arttığı için, hem ısı transfer katsayısı (h) maksimum seviyeye çıkar hem de sistem bileşenleri üzerinden çok daha fazla ısı koparılıp dışarı atılır.


3. Fanlı Soğutucu Stantların (Cooling Pad) Teorik Etkileri​


Sadece yükseltmek yerine aktif bir fanlı soğutucu kullanmak, iki ekstra mekanizmayı devreye sokar:

Zorlanmış Konveksiyon (Forced Convection):
Soğutucu fanlar, laptopın alt bölgesine dışarıdan ekstra bir momentum ekler. Bu sürekli akım, kasanın altındaki ısıl sınır tabakayı adeta kazıyarak yok eder. Hızlanan hava, o bölgedeki zorlanmış konveksiyon katsayısını artırarak kasanın sadece içinden değil, dış yüzeyinden de pasif olarak soğumasına yardımcı olur.

Basınç Desteği ve Fan Karakteristiği Optimizasyonu:
Laptopların kendi içindeki soğutma fanları genellikle radyal (blower) tiptedir; dar alanda yüksek basınç üretirler ancak debileri düşüktür. Soğutucu stantlarındaki büyük fanlar ise eksenel (axial) tiptedir; düşük basınçla çalışıp yüksek hacimde havayı iterler. Stant fanı, laptopın alt kısmına yüksek hacimde taze hava pompalayarak o bölgede lokal bir pozitif basınç alanı oluşturur. Böylece laptopın kendi fanı, havayı vakumlamak (negatif basınç oluşturmak) için zorlanmak yerine, kendisine doğru itilen hazır havayı çok daha kolay ve verimli bir şekilde sistemin içine çeker.


4. Neden Fanlı Stant ile Sadece Yükseltmek Arasında Kayda Değer Bir Fark Yoktur?​


Yukarıda sayılan tüm termodinamik avantajlara ve fanlı stantların sağladığı ekstra pozitif basınca rağmen, pratikte fanlı bir soğutucu stant kullanmak ile laptopun altını basitçe yükseltmek (pasif bir stant veya destek ile) arasında iç donanım (CPU/GPU) sıcaklıkları açısından genellikle marjinal bir fark görülür. Bunun temel mühendislik nedenleri şunlardır:

Sistemin Gerçek Darboğazı (Bottleneck):
Laptop soğutma sistemlerindeki asıl darboğaz, alt kısımdan havanın girmesi değil, içerideki ısınan havanın oldukça dar ve sık yapraklı bakır radyatörlerden (heatsink) geçirilerek dışarı atılmasıdır. Laptopun kendi iç fanı maksimum kapasitesine ulaştığında, o dar egzoz kanallarından geçebilecek havanın maksimum debisi fiziksel olarak sınırlanmış olur. Dışarıdan ne kadar hava basarsanız basın, çıkış kesiti ve iç fanın kapasitesi toplam akışı kısıtlar.

Azalan Verimler Yasası (Law of Diminishing Returns):
Laptopu masadan birkaç santimetre havaya kaldırdığınız anda; giriş kaybı, ısıl sınır tabaka ve sıcak hava resirkülasyonu sorunlarının büyük bir kısmı zaten çözülmüş olur. Cihazın kendi fanları rahat bir nefes alır ve tasarlandıkları optimum performans eğrisinde çalışmaya başlar. Bu optimum noktaya ulaşıldıktan sonra, alttan ekstra fanlarla sisteme hava yığmak, içerideki asıl ısı atım döngüsüne radikal bir katkı sağlamaz.

Kasa Yüzey Soğutması ve Çekirdek Soğutması Farkı:
Fanlı stantların ürettiği eksenel hava akışı, büyük oranda laptopun alt kasasının yüzeyine çarpar ve yanlara doğru dağılır. Bu durum kasanın dış yüzey sıcaklığını (skin temperature) düşürür. Ancak ısı borularının (heatpipe) ve işlemci çekirdeklerinin soğumasını sağlayan asıl mekanizma kasanın dışı değil, direkt olarak bakır yaprakların arasından geçen havadır. Stant fanları bu yaprakların içinden geçen hava miktarını doğrudan ve büyük ölçüde artıramaz.

Sonuç:
Termal kısıtlamaları aşmak ve performansı geri kazanmak için cihazın altındaki hava girişlerini fiziksel olarak açmak, yani cihazı sadece yukarı kaldırmak, elde edilebilecek soğutma performans artışının aslan payını tek başına sağlar. Fanlı bir soğutucu stant eklemek, çoğu modern laptop tasarımında çekirdek sıcaklıklarında yalnızca birkaç derecelik ufak bir ek iyileşme sunar. Maliyet, ses ve taşınabilirlik göz önüne alındığında, basit bir pasif yükseltici stant kullanmak termal açıdan genellikle en verimli çözümdür.
 
Hocam elinize kolunuza sağlık çok bilimsel yaklaşmışsınız ama bu teorileri çürütebilecek bir soğutucu tanıyorum Memo FL08 adlı vakum etkisine sahip bir soğutucu ve Asus Tuf Gaming F15 cihazımda aktif olarak kullanmaktayım ve söylemeliyim ki bu soğutucu bir harika eğer laptop kasasının alt kısmında yeteri kadar ızgara varsa ve egzoz kısımları da havayı bolca atabiliyorsa en az 10 derece fark ettirebiliyor

1774733171416.webp
 
Hocam katkınız için teşekkürler. Bahsettiğiniz Memo FL08 (veya IETS GT serisi) gibi yalıtımlı soğutucuların laptoplarda yarattığı 10 derecelik fark, yazıda bahsettiğim teoriyi çürütmez; tam aksine akışkanlar mekaniğindeki "Sistem Empedansı" kısıtlamasının harici basınçla nasıl aşıldığını ispatlar.

Standart eksenel soğutucular ile bu tarz yalıtımlı sistemler arasındaki temel termodinamik ve aerodinamik farklar şunlardır:

1. Sistem Direnci (System Impedance) ve Akış Ayrılması (Flow Separation):
Laptopların içindeki sık yapraklı bakır radyatörler (heatsink), hava akışına karşı ciddi bir aerodinamik direnç oluşturur. Sistemdeki basınç düşüşü (dP), akışın rejimine bağlı olarak (laminer akışta hıza, türbülanslı akışta hızın karesine orantılı) artar. Standart bir soğutucu stant kasanın altına hava üflediğinde, hava bu direnci aşmak yerine "en düşük direnç yolunu" seçerek kasanın yanlarındaki açık boşluklardan dışarı kaçar.

2. Yaklaşık Kapalı Plenum Davranışı ve Geri Emişin (Recirculation) Engellenmesi:
Memo FL08'in asıl mühendislik farkı, kasanın altına preslenen yalıtım süngeridir. Bu conta yapısı, yanal akış kaçaklarını dramatik şekilde azaltarak (klavye ve portlardaki mikro kaçaklar hariç) cihazın altını yaklaşık kapalı bir "Basınç Odasına" (Plenum) dönüştürür. Sisteme basılan kütlesel debinin alt ızgaralardan içeri yönlendirilmesi baskın akış yolu (dominant flow path) haline gelir. Ayrıca bu yalıtım, laptopun kendi attığı sıcak egzoz havasını tekrar emmesini (recirculation) büyük ölçüde bastırarak giriş havasının efektif sıcaklığını ciddi şekilde düşürür.

3. Etkileşimli Fan Dinamiği ve Birleşik Fan Eğrisi (Combined Fan Curve):
FL08'in içindeki santrifüj (blower) türbin, yüksek bir statik basınç üretir. Burada stanta ait fan, laptop fanı ile seri bağlı (fans in series) bir sistem gibi etkileşime girer. Sistemin fiziksel aerodinamik direnci (ızgaralar ve radyatör) sabit kaldığı için "Sistem Eğrisi" (System Impedance Curve) değişmez. Ancak iki fanın ürettiği statik basınçlar üst üste bindiğinde, toplam "Fan Performans Eğrisi" yukarı doğru taşınır. Bu yeni ve daha güçlü fan eğrisi, sabit kalan sistem eğrisini eskisinden çok daha yüksek bir hava debisi noktasında keserek yepyeni ve çok daha verimli bir çalışma noktası (Operating Point) oluşturur.

4. Akış Dağılımı ve Etkin Yüzey Kullanımı (Fin Utilization):
Buradaki asıl termal kazanç sadece havanın hızlanması değil, akış dağılımının (flow distribution) optimize edilmesidir. Basınç odası sayesinde hava, radyatörün sadece direnci düşük kısımlarından değil, tüm yüzeyinden homojen geçmeye zorlanır ve ölü bölgeler elimine edilir. Yüzeyin çok daha büyük bir kısmı aktif ısı transferine katıldığı için sistemin toplam ısı transfer etkinliği (overall heat transfer effectiveness / fin utilization) artar. Akışkanlar mekaniğinde Reynolds sayısı (Re) artarken, ısı transferini belirleyen Nusselt sayısı bir kuvvet yasası (Nu = C * Re^n * Pr^m) ile artar. Buradaki 'n' üssü laminer akışta yaklaşık 0.3 iken, artan debiyle türbülanslı rejime yaklaşıldığında 0.7-0.8 bandına çıkar. İyileşen akış dağılımı ve artan konvektif ısı transfer katsayısı (h), işlemciden çekilen ısı miktarında net bir termal düşüş sağlar.

Termal Başarının Mühendislik Bedeli:
Ancak termodinamikte kazan-kazan durumu yoktur. Elde ettiğiniz bu termal kazancın faturasını; 50-60 dB seviyelerine ulaşan, yüksek frekanslı ve oldukça rahatsız edici endüstriyel blower fan gürültüsüyle (akustik kirlilik), harici güç adaptörü zorunluluğuyla (artan enerji tüketimi) ve laptopın taşınabilirliğini yok ederek onu masaya sabitleyen kaba şase yapısıyla (ergonomik kayıp) ödüyorsunuz.

Buna ek olarak, göz ardı edilmemesi gereken bir diğer mühendislik bedeli de dahili fan rulmanlarına (bearings) yönelik potansiyel uzun vadeli etkilerdir. Harici blower fan, kasanın içine laptop fanlarının kendi başına çekebileceğinden daha yüksek debide ve basınçta hava bastığında, dahili fanlar "rüzgâr gülü etkisine" (windmilling) maruz kalabilir. Bu ekstra itki, fan rotorunun dengesini bir miktar değiştirerek rulmanlar üzerindeki mekanik yük dağılımını (eksenel, radyal ve titreşimsel) değiştirir. Bu durum aynı zamanda dahili fanın tasarım dışı bir çalışma rejimine girmesine (off-design operation) neden olarak teorik düzeyde uzun vadeli fan ömrüne etki edebilir.



Hocam elinize kolunuza sağlık çok bilimsel yaklaşmışsınız ama bu teorileri çürütebilecek bir soğutucu tanıyorum Memo FL08 adlı vakum etkisine sahip bir soğutucu ve Asus Tuf Gaming F15 cihazımda aktif olarak kullanmaktayım ve söylemeliyim ki bu soğutucu bir harika eğer laptop kasasının alt kısmında yeteri kadar ızgara varsa ve egzoz kısımları da havayı bolca atabiliyorsa en az 10 derece fark ettirebiliyor

Ekli dosyayı görüntüle 1372
 
Son düzenleme:

1. Laptop Masa Yüzeyine Sıfır Konumdayken Yaşanan Problemler


Laptopların çoğunda giriş (intake) fanları alt yüzeyde bulunur. Kasa ile masa arasındaki mesafe sadece birkaç milimetre olduğunda, soğutma performansını baltalayan dört temel fiziksel problem ortaya çıkar:

Giriş Kaybı (Inlet Loss) ve Dar Kanal Akışı:
Alt kısımdaki dar boşluk, akışkanlar mekaniğinde dar kanal akışı (constricted flow) olarak adlandırılan yüksek dirençli bir bölge yaratır. Süreklilik denklemine göre, kesit alanı daraldığında aynı debiyi korumak için hava hızının artması gerekir:

Q = A * V

Ancak laptop içindeki kompakt fanların üretebildiği statik basınç oldukça sınırlıdır. Fan bu yüksek akış direncini yenemediği için çalışma eğrisi verimsiz bir bölgeye kayar ve içeri çekebildiği gerçek hava debisi (Q) ciddi oranda düşer.

Isıl Sınır Tabakanın (Thermal Boundary Layer) Kalınlaşması:
Çalışan bir laptop alt kapağını ısıtır, bu ısı dar boşluktaki havaya ve altındaki masa yüzeyine geçer. İki sıcak yüzey arasında sıkışan havada, ısıl sınır tabaka kalınlaşır. Bu bölgede havanın hızı düşüktür ve sıcaklığı yüksektir. Sonuç olarak fan, odayı dolduran serin ortam havası yerine, masa ile laptop arasında hapsolup önceden ısınmış bu durgun havayı içeri çeker.

Sıcak Hava Resirkülasyonu (Kısa Devre Hava Akışı):
Egzoz çıkışları genellikle kasanın yan veya arka tarafındadır. Dar boşluk, havanın düzgün bir şekilde uzaklaşmasını engelleyerek akış ayrılmasına (flow separation) ve türbülansa neden olur. Dışarı atılan sıcak havanın bir kısmı, girdaplar oluşturarak hemen alt kısımdaki giriş fanı tarafından tekrar emilir. Bu duruma sıcak hava resirkülasyonu denir ve soğutma verimini dramatik ölçüde düşürür.

Konvektif Isı Transfer Katsayısının Düşmesi:
Sistemin ısı atma kapasitesi Newton'un Soğuma Yasası ile ifade edilir:

q = h * As * (Ts - To)

Dar boşluk nedeniyle hava akışı zayıfladığında, konvektif ısı transfer katsayısı (h) azalır. Aynı zamanda, resirkülasyon ve sınır tabaka etkisi yüzünden fana giren havanın sıcaklığı (To) yükselir. Bu iki faktör birleştiğinde, yüzey ile hava arasındaki sıcaklık farkı daralır ve dışarı atılan toplam ısı (q) minimuma iner.


2. Laptop Yükseltildiğinde Meydana Gelen Aerodinamik İyileştirmeler​


Cihazın alt kısmında yeterli bir hava boşluğu (örneğin bir stant yardımıyla) oluşturulduğunda sistem rahatlar ve şu değişiklikler gözlemlenir:

Akış Direncinin Düşmesi:
Alt boşluk arttığında hidrolik çap (Dh) büyür ve akışın geçtiği etkin kesit genişler. Reynolds sayısı şu formülle hesaplanır:

Re = (p * V * Dh) / u

Reynolds sayısının artması, havanın momentum kazanmasını ve akışın daha kararlı hale gelmesini sağlar. Sistemdeki direnç düştüğü için fan, aynı güç tüketimiyle çok daha yüksek bir debi sağlar.

Temiz Hava Emişi ve Resirkülasyonun Kırılması:
Masa yüzeyinin yansıtıcı ısı etkisi ortadan kalkar ve sınır tabaka incelir. Fan, ısınmış havayı değil, doğrudan odadaki serin ortam havasını içine çekmeye başlar. Ayrıca egzoz çıkışı ile giriş delikleri arasındaki geometrik ayrışma netleştiği için, atılan sıcak hava tekrar içeri dönemez (resirkülasyon kırılır).

Isı Transferinin Artması:
Giriş sıcaklığı düşüp iç kısımdaki hava hızı arttığı için, hem ısı transfer katsayısı (h) maksimum seviyeye çıkar hem de sistem bileşenleri üzerinden çok daha fazla ısı koparılıp dışarı atılır.


3. Fanlı Soğutucu Stantların (Cooling Pad) Teorik Etkileri​


Sadece yükseltmek yerine aktif bir fanlı soğutucu kullanmak, iki ekstra mekanizmayı devreye sokar:

Zorlanmış Konveksiyon (Forced Convection):
Soğutucu fanlar, laptopın alt bölgesine dışarıdan ekstra bir momentum ekler. Bu sürekli akım, kasanın altındaki ısıl sınır tabakayı adeta kazıyarak yok eder. Hızlanan hava, o bölgedeki zorlanmış konveksiyon katsayısını artırarak kasanın sadece içinden değil, dış yüzeyinden de pasif olarak soğumasına yardımcı olur.

Basınç Desteği ve Fan Karakteristiği Optimizasyonu:
Laptopların kendi içindeki soğutma fanları genellikle radyal (blower) tiptedir; dar alanda yüksek basınç üretirler ancak debileri düşüktür. Soğutucu stantlarındaki büyük fanlar ise eksenel (axial) tiptedir; düşük basınçla çalışıp yüksek hacimde havayı iterler. Stant fanı, laptopın alt kısmına yüksek hacimde taze hava pompalayarak o bölgede lokal bir pozitif basınç alanı oluşturur. Böylece laptopın kendi fanı, havayı vakumlamak (negatif basınç oluşturmak) için zorlanmak yerine, kendisine doğru itilen hazır havayı çok daha kolay ve verimli bir şekilde sistemin içine çeker.


4. Neden Fanlı Stant ile Sadece Yükseltmek Arasında Kayda Değer Bir Fark Yoktur?​


Yukarıda sayılan tüm termodinamik avantajlara ve fanlı stantların sağladığı ekstra pozitif basınca rağmen, pratikte fanlı bir soğutucu stant kullanmak ile laptopun altını basitçe yükseltmek (pasif bir stant veya destek ile) arasında iç donanım (CPU/GPU) sıcaklıkları açısından genellikle marjinal bir fark görülür. Bunun temel mühendislik nedenleri şunlardır:

Sistemin Gerçek Darboğazı (Bottleneck):
Laptop soğutma sistemlerindeki asıl darboğaz, alt kısımdan havanın girmesi değil, içerideki ısınan havanın oldukça dar ve sık yapraklı bakır radyatörlerden (heatsink) geçirilerek dışarı atılmasıdır. Laptopun kendi iç fanı maksimum kapasitesine ulaştığında, o dar egzoz kanallarından geçebilecek havanın maksimum debisi fiziksel olarak sınırlanmış olur. Dışarıdan ne kadar hava basarsanız basın, çıkış kesiti ve iç fanın kapasitesi toplam akışı kısıtlar.

Azalan Verimler Yasası (Law of Diminishing Returns):
Laptopu masadan birkaç santimetre havaya kaldırdığınız anda; giriş kaybı, ısıl sınır tabaka ve sıcak hava resirkülasyonu sorunlarının büyük bir kısmı zaten çözülmüş olur. Cihazın kendi fanları rahat bir nefes alır ve tasarlandıkları optimum performans eğrisinde çalışmaya başlar. Bu optimum noktaya ulaşıldıktan sonra, alttan ekstra fanlarla sisteme hava yığmak, içerideki asıl ısı atım döngüsüne radikal bir katkı sağlamaz.

Kasa Yüzey Soğutması ve Çekirdek Soğutması Farkı:
Fanlı stantların ürettiği eksenel hava akışı, büyük oranda laptopun alt kasasının yüzeyine çarpar ve yanlara doğru dağılır. Bu durum kasanın dış yüzey sıcaklığını (skin temperature) düşürür. Ancak ısı borularının (heatpipe) ve işlemci çekirdeklerinin soğumasını sağlayan asıl mekanizma kasanın dışı değil, direkt olarak bakır yaprakların arasından geçen havadır. Stant fanları bu yaprakların içinden geçen hava miktarını doğrudan ve büyük ölçüde artıramaz.

Sonuç:
Termal kısıtlamaları aşmak ve performansı geri kazanmak için cihazın altındaki hava girişlerini fiziksel olarak açmak, yani cihazı sadece yukarı kaldırmak, elde edilebilecek soğutma performans artışının aslan payını tek başına sağlar. Fanlı bir soğutucu stant eklemek, çoğu modern laptop tasarımında çekirdek sıcaklıklarında yalnızca birkaç derecelik ufak bir ek iyileşme sunar. Maliyet, ses ve taşınabilirlik göz önüne alındığında, basit bir pasif yükseltici stant kullanmak termal açıdan genellikle en verimli çözümdür.
Güzel paylaşım olmuş hocam. Fanlı soğutucular elbette daha etkili ama dediğiniz gibi laptopun altını biraz yükseltmek de yeterli oluyor.
 
Elinize sağlık hocam bayağı güzel bir yazı olmuş. Yazıda denildiği gibi direkt soğutucu almak yerine stand alıp laptopun hafif altını kaldırmak bile iş görüyor ama Memo FL08 bambaşka bir dünya gibi geliyor bana. X7T'nin hava giriş ızgaraları ahım şahım açık olmamasına rağmen iyi iş görüyor 10 dereceye yakın soğutuyor. Bazı kaynaklarda vakumlu soğutucuların cihaza zarar verdiği yazıyordu ne kadar doğru bilmiyorum. Bence Memo yaz aylarında oyun oynarken güzel iş görür onun dışında boşta takılacaksam da soğutucu açmak zorundayım bu sefer ekstra ses üretiyor. Fotoğrafta denemek amaçlı max 2420rpm ayarlı cs2 açık kulaklık ile oynanır mı oynanır :p ama 2420rpm kullanır mıyım bilmiyorum 2040-2286 arası iyi.
 

Ekli dosyalar

  • Ekran görüntüsü 2026-03-29 130408.webp
    Ekran görüntüsü 2026-03-29 130408.webp
    26,7 KB · Görüntüleme: 22
Elinize sağlık hocam bayağı güzel bir yazı olmuş. Yazıda denildiği gibi direkt soğutucu almak yerine stand alıp laptopun hafif altını kaldırmak bile iş görüyor ama Memo FL08 bambaşka bir dünya gibi geliyor bana. X7T'nin hava giriş ızgaraları ahım şahım açık olmamasına rağmen iyi iş görüyor 10 dereceye yakın soğutuyor. Bazı kaynaklarda vakumlu soğutucuların cihaza zarar verdiği yazıyordu ne kadar doğru bilmiyorum. Bence Memo yaz aylarında oyun oynarken güzel iş görür onun dışında boşta takılacaksam da soğutucu açmak zorundayım bu sefer ekstra ses üretiyor. Fotoğrafta denemek amaçlı max 2420rpm ayarlı cs2 açık kulaklık ile oynanır mı oynanır :p ama 2420rpm kullanır mıyım bilmiyorum 2040-2286 arası iyi.
En iyi 1955rpmde çalışıyor hem yeteri kadar hava akışı hem de ahım şahım bir ses yüksekliği olmuyor
 
Geri
Üst